GÜZEL VATAN KIBRIS
15 Ağustos 2018 Çarşamba

GÜZEL VATAN KIBRIS

21 Temmuz 2018, 02:04
GÜZEL VATAN KIBRIS
GÜNER DİNÇASLAN
 Yıl 1974 Temmuz 20! Her Türk’ün zihnine kazınmıştır. Çok uzağımızda olmayan ama çok uzaklarına düştüğümüz bir soydaş topluluğu “Aman etmiş, imdat dilemiş” bizi çağırmıştır. Bizim artık canımıza malımıza ırzımıza kast ediliyor ve biz zulüm altındayız, ölüm cenderesindeyiz, ya bugün gelirsiniz,, ya bizi unutun” denilen çaresizlikten kapatılan bir telefondan sonra, kahraman ordunuz bir kurtarıcı olarak gökyüzünden bir müjde gibi inmiştir. 
Radyolarımızda hep bir ağızdan bir şarkı yükselmiştir o anda. “Bir başkadır benim memleketim.” bir kurtuluş ilahisi gibi, “Kıbrıs Rum’larının alay edercesine dinlettikleri “ Bekledim de gelmedin” şarkısına cevabı olarak, buram buram Anadolu kokarak Mehmetçik olup yağmıştı.
Kıbrıs davasının sürecine baktığımızda 1963 yılına kadar uzanmaktadır. Soydaşlarımızın haksızlığa uğratılması, gözü dönmüş, coğrafi çıkar uğruna, çıkarcı ülke kışkırtmaları sonucun da Yunanlılar kendi soydaşlarını bahane ederek baskıları artırmış, zulmün ötesinde katliamlara imza atmıştır. Artan zulümleri önlemek için Birleşmiş Milletler, İngiltere ve garantör ülke olarak Türkiye müdahale kararı almışlardır. 26 Aralık 1963 gecesi Türk, Yunan ve İngiliz taraflarınca adaya müdahale kararı alındı.
 İngiliz Komutanların aracılığıyla “Yeşil Hat” çekilmiştir. Bunlara rağmen; 23 ve 25 Aralık günleri arasında “Kanlı Noel” olarak adlandırılan safhada 200 Türk hayatını kaybederken 475 kişi de yaralıydı ve en vahimi kayıpların akıbeti bilinmiyordu. EOKA’ya liderlik yapan Nikol Sampson daha sonra “Eleftheria” gazetesine emri Yunan hükümetinden alarak uyguladığını bildirdi ve “Kanlı Noel”i zafer olarak nitelendirdi. 
Saldırıların odağında Lefkoşa’nın Kumsal kenti vardı. Rumlar Lefkoşa’yı ele geçirdiğinde Türk dirayeti kırılmış olacaktı. Dönemin Türk Kuvvetleri Komutanı olan Emekli Tabip Tuğgeneral Nihat İlhan’ın eşi ve çocuklarına adeta bir vahşet uygulandı. İlhan’ın eşi Mürüvet İlhan ve çocukları Murat, Hakan ve Kutsi vahşice Rumlar tarafından öldürüldü. 
Katliamlar durmak bilmiyordu zulüm artarak devam ediyordu. Birleşmiş Milletler ve İngiliz, Türk Devletlerinin garantör ülke olmalarına rağmen azgın EOK cılar; katliamlarına devam etti. Öyle ki; 25 Aralık tarihinde Türk tarafı müdahale hakkını kullanmak için harekete geçmiş ve Türk savaş uçakları Kıbrıs semalarında Rumlara gözdağı vermeye başlamıştı. Makarios hemen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük’ü ve Rauf Denktaş’ı anlaşmak için İngiliz Komiserliğine çağırdı. Türk hükümeti ile anlaşma masasına oturan Rumlar hem anlaşma sağlarken, hem de geri planda Ayvasıl Türklerini öldürüp toplu mezarlara gömmüşlerdir. Ayvasıl köylülerinden 21 kişi öldürülerek çukurlara atılmış ve üzerleri kapatılmıştır. Ayvasıl toplu mezarları BM Müfettişi nezaretinde 14 Ocak 1964 tarihinde açıldı ve bütün dünyaya bildirildi. 
Bütün bu katliamlar dünyanın gözü önünde yaşanırken, Kıbrıs Rumları ENOSİS ‘i gerçekleştirmek için ( Kıbrıs halkını Yunanistan’a ilhak etmek ) insanlık dışı eylemlerine devam ediyorlar, zulümde geri adım atmıyorlardı. Her gün bir yenisi ekleniyordu. Kıbrıs Türkleri birlik olmuşlar canlarını mallarını korumak adına büyük bir mücadele veriyorlardı. Ve o mücadelede zihnimize bir kelime kazındı Kıbrıs Türkleriyle beraber “ Mücahitler” Evet herkes o günlerde mücahitti, kadınından gencine çocuğuna varana kadar hepsi  Mmücahittiler.. Efsane yaşanıyordu. Gün geçmiyor ki, bu öykülere birileri eklenmesin. Dünyanın ilgisini çeken ve kendinden söz ettiren bir grup vardı ki tam bir efsaneydi. Kimdi bunlar?  Bir grup üniversite öğrencisi olan gençler, Erenköy bölgesini müdafaa ediyorlardı, bütün imkânsızlıklara rağmen. Bunların hepsi 500 öğrenciydi. Dünya savaş literatürüne memleketi adına korkusuzca efsane gibi savaş veren öğrenci hareketi olarak geçmiştir. Biz Türkler alışığız bu tür efsanelere imza atmaya, 1915- 1916 Sakarya Meydan Muharebesinde Kayseri Lisesinden 62 öğrenci şehit düşmüştür ve o yıl bu okul mezun verememiştir.
 Kurtuluş savaşında da İstanbul Erkek Lisesi aynı kaderden mezun verememiştir. İşte o Erenköy’deki çocuklar o ataların torunlarıydılar. Destan yazmışlardı. Erenköy savaşı önemlidir çünkü Kıbrıs Türk Haklının kaderini değiştiren, varoluş ve Bağımsızlık Mücadelesinde son derece önemli bir dönüm noktasıdır. Bir direniş destanıdır. Kıbrıs Türk Halkının hiçbir şekilde esareti kabul etmeyeceğinin bir göstergesi olmuştur. Ve yine dünyaya net bağımsızlık mesajını da bu kahraman öğrencilerle vermiştir. Haklı davalarını gözler önüne sermişlerdir.
Erenköy, Kıbrıs adasının Türkiye ile arasında köprü görevi görmüştür. Kayık ve sandallarla Türkiye’den getirilen silahlar ve diğer lojistik desteklerle zor şartlar altında bu gençlere ve savaşanlara ulaştırılıyordu. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtına kadar bu direniş devam etmiştir. Başarıya ulaşılmasında en etken görevler almıştır. 
Bu şerefli direniş ne yazık ki günümüzde gereken önem verilememiştir ve yeni nesil bunları bilmeden büyümektedir. Bu ve buna benzer efsaneye dönüşmüş kahramanlar tam manasıyla anlatılamamıştır. Burada şehit olanlarımıza minnet borçluyuz, nur içinde yatsınlar, gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. 
Bir başka Kıbrıs kahramanımız ve ilk Kıbrıs şehidimiz Cengiz Topel’i anmadan geçmek olmaz.
1964 Aralığında Türkiye tarafından Kıbrıs Rumlarına gözdağı vermek amacıyla uyarı uçuşu yapmaya karar verilir.  Kıbrıs semalarında uyarı uçuşunu gerçekleştirdikleri esnada uçak vurulur ve Pilot Cengiz Topel paraşütle Rum kesimine düşer. Yaralı olarak kendisini savunmaya çalışır. Bu olaya tanıklık eden bir grup mücahit ona yetişemezler ve Rumlar onu alıp İngiliz devletinin gözetimindeki hastaneye götürürler ve işkence etmeye başlarlar. Bir İngiliz hemşiresi ve doktorunun insani bir tepkisiyle karşılaşırlar Birleşmiş Milletlere “ Burada bir Türk pilotuna işkence yapılıyor” diye bildirirler, bunun üzerine oradan alına pilotumuz işkencelere devam edilerek şehit edilir. Türk tarafının baskısı sonucunda ölü veya diri teslim edilecek ültimatomundan sonra cenazesi teslim edilir. Görülür ki vücudunda insanlık dışı işkence izleri mevcuttur. İç organları sökülmüş, gözleri oyulmuş insanlık dışı her türlü işkenceye maruz bırakılarak şehit edilmiştir. Mekânı cennet olsun.
O yıl doğan bütün erkek çocuklarının ismi bu kahramanın adı verilmiştir. Türkiye’de her il ilçede istisnasız bu şehidimizin isminin verildiği okul, cadde, park mevcuttur.
 1964 yılındaki, o uyarı uçuşu kurtuluşlarına dair umudun adı olmuşlardı. Umutların tükenmeye başladığı bir seher vakti, yer gök “Geliyorlar” çığlıklarıyla çınlamıştı. Uçak sesleri semayı kaplamıştı. Türk savaş uçakları beklendiği gibi gelmiş, dağ taş umut çiçekleriyle donatılmıştı. Halk sokağa fırlamış, uçaklara gözyaşlarıyla dualar ederek el sallamışlardı. Bu uçuş, bu gösteri etkili olmuş, orada yaşayan soydaşlarımız bir nebze nefes almışlardır ama baskılar ve zulümler hiç bitmemiştir. 
Taki, 20 Temmuz 1974 yılına kadar. Baskı ve zulümler artık dayanılmaz hal almıştır. Dünyanın gözü önünde katliamlara başlanmıştır. Keskin nişancılar hayatı çekilmez hale getirmiş ve çocukları bile acımasızca katletmişlerdir. Havan mermilerini yerleşim yerlerine hedef gözetmeksizin atmışlardır. 
Yine bir seher vakti; yıllar önce, 1964 yılında göz dağı vermek amacıyla başlatılan bir iş,  1974 yılı 20 Temmuz da yeniden Kıbrıs Barış Harekâtı olarak başlatılmıştır. Yine yer gök Türk savaş uçaklarının umut taşıyan sesleriyle dolmuş, gökten çiçek çiçek Mehmetçik yağmıştır. O andan sonra adaya bir istikrar ve barış gelmesi için uğraşılmıştır. Bu savaş sonrasında ada huzura kavuşmuş, soydaşlarımız kendi Cumhuriyetlerini kurmuşlardır. Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyeti,  15 Kasım 1983 yılında kurulmuştur. Bu savaşın acı kayıpları olmuştur. Şehitlerimiz Türkiye= 498 şehit 1200 yaralı, Kıbrıs Türkleri= 1672 şehit binlerce yaralı, Rum¬–Yunan tarafında 4000 kişi ölmüştür,12000 kişi yaralanmıştır. 
Kıbrıs Barış Harekâtının sebepleri bizim için gayet ne olarak biliniyordu, soydaşlarımızın insanca yaşamaları hak ve hürriyetlerini elde etmeleriydi ancak bunu dünya devletlerine anlatmamız gerekmekteydi. Birleşmiş milletler  nezdinde Türkiye bu mücadelesini her zaman sürdürmüştür. Haklı davalarını dile getirmiştir. Ancak Yunanistan’ın ise Kıbrıs üzerinde ki hayalleri ayrıydı, Yunanların en büyük amacı İstanbul’u almak ve Bizans İmparatorluğunu tekrardan kurmak. buna Yunanlar megali idea, Türkler megalo idea demektedir. Megali idea büyük fikir anlamına gelmektedir. Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’u aldığı zamandan günümüze kadar Yunanlıların hayalini kurduğu bir fikirdir. Ege adalarını almak istemeleri, Pontus Rum Devletini kurmak. Kıbrıs adasını almak istemeleri. İmroz ve Bozcaada’yı topraklarına katmak istemeleri. Batı Anadolu’yu yunan topraklarına katmak. Girit adasını almak istemeleri ise Batı Trakya’yı Yunanistan’ın almak istemeleridir.
 Hedefleri bunlarken, Kıbrıs’ın önemini küçümsemek akılsızlıktır. Kıbrıs coğrafyamız için çok önemli ve Türkiye’nin bekası için hassas ve stratejiktir. Bu nedenle her Türk Kıbrıs’ı çok iyi bilmek zorunda ve siyasetimizi de buna göre üretmek zorundayız. 
 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine, Osmanlı döneminden feth edildiği 1571 yılından beri sevgiyle bağlıyız ( Bu tarihte Rumlar elinden değil, adadaki Venediklilerin elinden alınmıştır.) ve bu sonsuza kadar devam edecektir. Öncelikle Kıbrıs, Kıbrıs Türklerinindir. Türkiye için önemi ise soydaşlarının yaşadığı yavru vatan olmasıdır. 
Kıbrıs’ımızın bir daha, asla, tarih sayfalarına verdiği savaşlarla girmesini istemiyoruz. Dünya devletleri arasında gerçek yerini alması dileğindeyiz. Güzel dileklerimizi yineliyor, yavru vatanımızın ilelebet yanında olduğumuzu hatırlatıyor, kurtuluş günü olarak idrak ettiğimiz 20 Temmuz gününü kutluyor, esenlikler diliyoruz.
 Can yavru vatan,
Cennet vatan…
GÜNER DİNÇASLAN

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV