NEFS TERBİYESİ
16 Ağustos 2018 Perşembe

NEFS TERBİYESİ

10 Ağustos 2018, 02:06
NEFS TERBİYESİ
Mehtap EROL
 Yüce Rabbime sonsuz hamd ve şükrediyorum ki sizlerle bir aradayız. Bütün güzellikleri Allahû Teâlâ’nın sizlere, kalbinize nakşetmesi dileğiyle sözlerime başlamak istiyorum.
Nefs; benliğin çirkin, kötü ve isyankâr davranışlarına denir. Bedensel istek ve arzuların tümünü kapsar. Nefsin özellikleri; yalancılık, zulüm, gurur, şehvete aşırı düşkünlük, öfke, kin, cimrilik, vs. dir. Yüce Yaratıcısını tanımayan, nankör, kendi varlığını her şeyin üstünde tutan hep kötülüklere çalışan tutumuyla yanılgıların kaynağıdır. Sonunda Yüce Allah'ı hissederek O'na dönebilmektedir. Nefs, yaratılışın negatif kutbunun temsilcisi ve Cenabı Allah'ın Celâl görüntüsüdür. 
Etraf, önyargılar, gelenek ve görenekler tarafından oluşturulan sahte kişiliklerden soyunmak aslında nefsini yani kendini bilmektir. Bilgeliğe ulaşmak anlamına da gelen kendini bilmek kişinin kendindeki ilahi gerçeğin yani özüne yerleştirilmiş hakikatin farkına varmasıdır.
Tasavvuf ehli nefsi yedi derecede incelemiştir. Bunlar: “Nefs-i emmâre, nefs-i levvâme, nefs-i mülhime, nefs-i mutmainne, nefs-i raziye, nefs-i marziyye, nefs-i kâmile.” Bu sıralama insanın kemale doğru yolculuğunu ifade eder. Her doğan insan nefs-i emmâre sahibidir. Ve bu nefis terbiye edildikçe ilahileşir ve aslına rücu ederek Allah'ın iyilikleri emredip kötülüklerden nehyetmek emrini hayata geçirmeye hazır hale gelir. Dolayısıyla nefsin bu dereceleri bir gelişim sürecini ifade eder. Emmâre yani emreden nefis ile dünya yolculuğuna başlayan insan, nefs-i kâmileye ulaşmak için çeşitli yollardan yürür. Her basamakta ayrı bir görevi olan nefsin bu görevlerini şöyle söyleyebiliriz:.
Nefs-i emmâre; insana kötülüğü emreden nefistir. Ana özelliği son derece bencil ve kibirli olmasıdır. Kendinden başka bir üst değer tanımaz. Hayatın anlamını haz olarak görür.
Nefs-i levvâme; kendini kınayan insanın nefsidir. Bu nefis derecesindeki insan günah işledikten sonra pişman olur ve kendini kınar ama günah işlemekten de vazgeçemez.
Nefs-i mülhime; ilham alan nefistir. Bu derecedeki insanlarda Allah korkusu büyük yer tutar, helal ve harama son derece önem verirler. Yapacakları işlerle ilgili kalplerine ilham gelir.
Nefs-i mutmainne; kemâl düzeyini ifade eder. Bu derecedeki insanlar olgun insanlardır. Kendini bilir ve bu sebeple Allah'ı da bilir. Diğer insanlar çözemedikleri sorunları böyle insanlarla istişare ederler.
Nefs-i raziye; makamına eren kişi Allah'ın her işinden razıdır. Başına gelen eza ve musibetler Allah'a olan bağlılığını etkilemez. Bilakis başına her ne gelirse Allah'tan geldiğine tam bir şekilde inandığı için gönül kıblesi sürekli Allah'a dönüktür.
Nefs-i marziyye; ise Allah'ın kendisinden razı olduğu makamdaki kişilerin derecesidir. Bu makamdaki kişilerin tek derdi Allah'tır. Etraflarına huzur saçarlar. İnsanlar kendilerini gördüklerinde Allah'ı hatırlatırlar..
Son nefis derecesi olan nefs-i kâmile hakiki ve tam kemale eren nefistir. Böyle kişiler; Allah'ın isim ve sıfat tecellilerine mazhar olan kutlu kişilerdir. Bazı âlimler bu nefsin peygamberlere has olduğu için bilinemeyeceğini ve hakkında konuşmanın edebe aykırı olduğunu söylerler.
Nefis terbiyesinde, nefsin başını eğen ve inat damarını kıran reçete oruçtur. İmam Sâdık buyurmuştur ki: “İmam Zeynelâbidin (a.s.) oruç tuttuğu gün, bir koyunun alıp kesilmesini, doğranmasını ve pişirilmesini emrediyordu. Akşam olduğunda oruçlu olduğu halde yemeğin kokusunu almak için eğilip kazanlara bakar, şöyle buyururdu: ‘Kapları getirin, falan ve filan aile için yemek doldurun.’ Son kazana kadar böyle yapardı. Daha sonra kendisi için hurma ile ekmek getirirlerdi ve bu onun akşam yemeği olurdu.
Aç geçen bütün bir günün sonunda, et pişen kazan başında, başkalarının karnını en leziz yiyecekle doyurarak; kendisi hurma ve ekmekle oruç açan bir İmam. Böylesi bir ahlak, böylesi bir nefis terbiyesi ancak Ehl-i Beyt soyuna yaraşırdı.
Allah’ın cennetinin, af ve mağfiret kapılarının açıldığı ana kadar, o kapıyı çalmaya devam etmeli, hatta oradan hiç ayrılmamalıyız.
Bir limonu kestiğinizi, ağzınıza sıktığınızı hayal etmeniz bile ağzınızı sulandırır. Bu örnekte olduğu gibi insan ruhundaki latifeler, gördüğümüz, işittiğimiz, düşündüğümüz, yaptığımız şeylerle harekete gelirler. Güzel olan şeyler latifeleri hayra yönlendirirken, kötü olan şeyler de latifeleri şerre yönlendirir. İbadetlerle meşgul olmak bizim ruhumuzu hayra yönlendirir, manevi feyzlerin gelmesine vesile olurlar. Bunlarda kalbin kuvvetlenip, nefse galip gelmesine sebeptir. 
Evet, bu zamanda bir de herkesin hırsla dünya için çalışması, nasihat edenlerinde nasihatlerini tesirli hale getirmiyor, çünkü: 
Bir insana: "Hased (kıskançlık) etme! Hırs gösterme! Düşmanlık etme! İnat etme! Dünyayı sevme!" diyemeyiz. Çünkü bu fıtratını değiştir demektir. Elbette bu da o insan için çözüm değildir. Fakat denilse ki: "Bunların yüzlerini hayırlı şeylere çevir." Hem nasihat tesir eder, hem de o insanın nefsini terbiye etmesine vesile olarak duygularını hayırlı yolda kullanmasına vesile olunur. 
Hakikaten insan kendi hayatına dikkat etse, mutlaka her günah dan sonra başına bir musibet geldiğini görür. Madem başımıza gelen musibetler, günahlarımızdan dolayıdır, bu musibetlerden kurtulmak istiyorsak, yapmamız gereken günahları terk etmektir ve nefsin terbiyesine çalışmaktır. Başımıza gelen musibetlerden ders çıkarmak ve nefsimize de pay vererek nefsin ıslahına çalışmaktır. 
“Bir veli zikir çekmeden önce odun toplar, sonra zikre başlarmış. Kendisine tembellik geldiğinde de o odunlarla kendini dövermiş.” 
Biz de nefsimizi ıslah için, günah işlediğimizde kendimize ceza verelim. Mesela “Eğer şöyle yaparsam üç gün oruç tutacağım” diyelim. Yani hata ve kusur ettiğimizde Allah (cc) bize ceza vermeden biz nefsimize ceza verelim. 
Sevgiyle kalın…

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV