Paşa Konağı
17 Ocak 2018 Çarşamba

Paşa Konağı

29 Haziran 2017, 12:15
Paşa Konağı
 Günlerden bayram günü yeni yerler, yeni lezzetler keşfetmek için yola koyuldum. İstikamet Beypazarı! Kulaktan dolma bilgilerimle yola koyuldum. Kurusu, havucu çok ünlüdür. Klasik Beypazarı tanımı. Peki ne vardı bu Beypazarı’nda da bırakın Ankara’yı Türkiye’nin her bir köşesinden misafirleri vardı? Orayı çekici yapan bir şeyler olmalıydı. Gidince bulmam da çok zor olmadı zaten. Şehre olan uzaklığı bile beni mest etmişti. Ne uzak ne de yakın. Yorucu olmayan bir uzun yol gibi. Tatile çıkmışsınız hissi veren ama aslında şehir sınırları içinde olan bir yer. Giderken çok da büyük hayallerim yoktu aslında. Kuru ve havuç dolu, tarihin izlerini konaklarında taşıyan bir memleket bekliyordum. Gezdikçe, gördükçe tanımaya başladım ve bu başlangıç kendime öfkelenmeme sebep oldu. Gelmek için neden bu kadar bekledim diye.

Planım erken saatlerde Beypazarı’na gidip, günümü orada geçirip akşama evime dönmekti. Konaklamak aklımın ucundan bile geçmemişti ama doyamamanın vermiş olduğu bir hisle geceyi orada geçirmek istediğime karar verdim. Bütün hikaye de burada başlıyor zaten. Bir gece uyumak için kalacağım konakta Beypazarı’na dair çok şey öğreneceğimi bilmiyordum. Konaklama konusunda tek bir arzum vardı o da herkesin bahsettiği o tarihi konaklar! Buraya kadar geldim, konaklamayı da düşündüm bari hakkını vereyim dedim. Aldığım tavsiyeler beni Paşa Konağı’na yönlendirdi. Yüzyıllardır varlığını sürdüren konakta bir gece boyunca tarihi kokladım. Ertesi gün yöreselin tadına baktım. Yalnızca kuru ve havuç ünlü zannediyordum ya, onlar ne ki! Enfes yaprak sarması, Beypazarı güveci, tarhana çorbası, cimcik ve bildiğimden ya da bildiğimi zannettiğimden oldukça farklı olan höşmerim tatlısı. Üstelik 80 kat baklava seçeneği ile. Hepsinin tadına doya doya bakabildim. Tıpkı benim gibi bilmeyen, gidemeyen insanların olduğunu düşündüğüm için dillendirebildiğim kadar yazıyorum ama Beypazarı’nın yöreseli saymakla, yazmakla bitmez. Kadınlarımızın yöresel kıyafetlerinden tutun da menüdeki yemeklerin yenme sırasına kadar farklılıkları göreceksiniz. Güzel bir bilgi vermek gerekirse, orada yemek sipariş ettiğinizde çorbadan önce tatlı gelirse şaşırmayın. Bu oranın adeti! Bir gece boyunca tarihi kokladığınız konakta uyandığınızda kendinizi evde zannedebilirsiniz. Buna da şaşırmayın çünkü bu da oranın samimiyeti! Klasik otel konseptinden oldukça uzak, samimiyete ve aile sıcaklığına da bir o kadar yakın Paşa Konağı’nda odaya çıkmadan önce ayakkabılarınızı çıkarıp vestiyere koyuyorsunuz. Daha sonra ev terliklerinizi ayağınıza geçirip odanıza çıkarken kendinizi evinizde hissedebilirsiniz. Uyandığınızda dolap görünümlü kapıları açıp banyoya ulaşırken mimariye hayran kalabilirsiniz. Kahvaltınızı yaparken mutfağın kapılar arkasında saklanmayıp müşterilerin önünde açıkça, temizce idare edildiğini görünce işletmeyi tebrik edebilirsiniz. Bense kendi tebriğimi bizzat işletme müdürüne sundum ve küçük bir röportaj yaptım sizler için. Öncelikli merak edilebilecek sorularımla röportajım sizlerle…

*Paşa Konağı tarihi bir konak bildiğim üzere. Konağınızdan bahsedebilir misiniz?

-Konağımız 162 yıllık bir maziye sahip. 2008 yılında da tarihi hava bozulmadan müşterilerimizin konforunu yükseltmek amacıyla restorasyon yapıldı. Toplamda 5 odamız var. Sıcak, samimi bir aile ortamında müşterilerimizi ağırlıyoruz.

 

*Müşteri profiliniz nedir?

-Sıcak bir aile ortamı sunabilmekte iddialı olduğumuz için tabii ki öncelikli olarak aile istiyoruz. Onun haricinde yine samimiyeti yakalayacağımız herkesi ağırlamaktan büyük zevk duyuyoruz.

 

*Ramazan ayı ve bayram işlerinizi etkiledi mi? Etkilediyse ne ölçüde oldu?

-Tabii ki etkiledi. Ramazan ayı boyunca genel olarak yemek sektöründe bir durgunluk yaşandı. Yine de gelen misafirlerimizi en iyi şekilde ağırladığımızı düşünüyorum. Bayramın gelişiyle de durgunluk yerini kalabalığa bıraktı. Bayramı fırsat bilip şehirden uzaklaşmak isteyen misafirlerimizin sayısı oldukça fazla.

 

*Bayram yoğunluğuna şahit oldum. Oldukça kalabalık şuan. Peki bayram haricinde de bu kalabalığı görüyor musunuz?

-Bayramın vermiş olduğu ayrı bir yoğunluk var elbette. Bayram haricinde özellikle haftasonları da kalabalık oluyoruz. Müşteriyle doğru orantılı bir şekilde. Onlar şehirden uzaklaştıkça bize yakınlaşıyorlar. Biz de onlarla tanışma fırsatı buluyoruz.

 

*Önümüzde bir de Kurban Bayramı var. Onda da aynı yoğunluğu bekliyor musunuz?

-Bayramlar beklentiyi yükseltiyor elbette. Kurban Bayramı daha farklı ama. Kurban kesimi insanları eve bağlıyor dolayısıyla gezmek, yeni yerler keşfetmek Ramazan Bayramı’na oranla daha az oluyor. Fakat önceki yıllardan deneyimlediğim üzere yoğunluk bekliyorum tabii ki.

 

İşletme müdürü Bilge Şahin’e röportaj için teşekkür ettikten sonra eve dönüş için yola koyuldum. Çok büyük hayallerle gitmediğim Beypazarı’ndan büyük bir huzurla dönerken fark ettim yüzümdeki tebessümü. En güzeli de ne biliyor musunuz? Tüm bu yöreselliğe ve samimiyete şahit olduktan sonra ağzınızda enfes bir Beypazarı tadıyla, burnunuzda enfes bir Beypazarı kokusuyla gezinizi gülümseyerek noktalamak. Çünkü ancak güzel bir bitiş hafızalardan silinmek istemez.


Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV