Önümüzde uzun bir demokrasi
16 Ekim 2018 Salı

Önümüzde uzun bir demokrasi

“Önümüzde uzun bir demokrasi ve kalkınma yolculuğu var”

10 Haziran 2018 Pazar 00:49
Önümüzde uzun bir demokrasi
 Doğu ve Güneydoğu Sivil İrade Platformu Tarafından düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim önümüzde uzun bir demokrasi ve kalkınma yolculuğu var. Biz bazıları gibi ne petrol kuyularına ne de gaz rezervlerine sahibiz. Ama biz onlardan daha zengin ve daha özgürüz. Çünkü biz, demokrasi gibi, serbest seçimler gibi, millî iradenin üstünlüğü gibi, dünyanın en güçlü silahlarından birine sahibiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Sivil İrade Platformu Tarafından düzenlenen iftar programına katıldı.

İstanbul Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderlerinin iştirakiyle gerçekleşen programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir konuşma yaptı.

“BU TOPRAKLARDA HERKES BİRBİRİNE KARIŞSA BİLE KİMSE KENDİ ÖZÜNÜ KAYBETMEZ”

Allah’ın bu milletin fertlerine güzel, birbirini tamamlayan, cazip ve hayret uyandırıcı farklılıklar verdiğine ve bunun örneğinin başka bir yerde görülmediğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu büyülü zenginliğin, bu masalsı farklılığın yeri olan Anadolu ve elbette İstanbul, tarih boyunca hep medeniyetlerin boy verdiği, dünyanın en bereketli toprakları olmuştur” diye konuştu.

Bu topraklarda herkes birbirine karışsa bile hiç kimsenin kendi rengini, kendi biçimini, kendi özünü kaybetmeden varlığını sürdürdüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tarihteki en büyük başarılarımızdan birisi, işte bu çokluk içinde birliği, yani kesrette vahdeti daima muhafaza etmeyi başarmış olmamızdır” diye ekledi.

Bunu yaparken ecdadın lügatinde hiçbir zaman ‘öteki’ mefhumunun olmadığını, onun yerine ‘başka’ kelimesinin seçildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu topraklardaki tüm ‘başka’lar bizimdir. Biz Kurtuluş Savaşına da bu ruhla girdik. Vatanımız işgal altındaydı ve vatan için ayağa kalkanların hiç birisine kökenleri, dilleri, inançları sorulmadı” dedi.

Milletin tüm fertlerini bir araya getiren şeyin millî irade ve bu iradenin üstünlüğü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin bu ruhla İstiklal Harbini zafere ulaştırdığını, Cumhuriyeti yine aynı heyecanla kurduğunu kaydetti.

“DEMOKRASİNİN OLMADIĞI YERDE EKONOMİK REFAH DA OLMAZ”

Ama sonra tek tipçi bir anlayışın türediğini ifade ederek, “Tek parti dönemi CHP’sinin kendi değerlerine yabancı, mensubu olduğu medeniyete düşman faşist zihniyeti, milletimizi zorla bir başka yörüngeye sokmaya çalıştı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlayışın kimi zaman dine cephe alıp ibadete, ezana, camilere karşı adeta savaş ilan ettiğini, kimi zaman inkâr ve ret politikalarıyla milletin bir başka kesimini hedefe koyduğunu söyledi.

Bugün Avusturya’da camileri kapatmaya çalışan zihniyetin bu anlayıştan bir farkının olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Başbakanının attığı adımların bir Haçlı-Hilal savaşına doğru götürmesinden korktuğunu söyledi. Batı dünyasının bu kişilere çeki düzen vermesi gerektiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eğer bunlar çeki düzen vermezse bu hesaplar farklı bir şekilde yapılmaya doğru gidecektir. Oradaki bizim din adamlarımızı Avusturya’nın dışına atacaklarmış. Siz bunu yaparsınız da biz boş mu dururuz, biz de bir şeyler yaparız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Böylece bizi, geçmişin o muazzam kültürel zenginlik bahçesinden alıp kıraç bir toprağa sürgün ederek, hepimizi her geçen gün maddi-manevi olarak biraz daha fakirleştirdi. Bu durum kaçınılmaz olarak, kör-topal yürüyen demokratik nizamı can çekişme noktasına kadar getirdi. Darbeler yaşandı, başbakanlar asıldı bu ülkede, insanlara hayatları zindan edildi. Tabi ki demokrasinin olmadığı yerde ekonomik refah da olmazdı. Fikir hürriyetinde cimri davrananlar, kalkınma konusunda da aynı derece hasistiler. Kalkınma hamlesi gecikti, kimi dönemlerde yapılan atılımların önü de sürekli krizlerle kesildi. Milletimiz yoksullaştıkça, köylerden şehirlere kaçtı. Şehirler plansız bir şekilde büyüdükçe, oralar da köylere benzemeye başladı. Sonra kendimizi kardeş kavgasının içinde bulduk. Memleket koca bir yas evine döndü.”

“MİLLET TALEP ETTİKÇE DAHA ÇOK ÇALIŞTIK”

2001 yılında AK Parti’yi kurduklarında, gelir dağılımı bozulmuş, sosyal adaleti yok olmuş, sağlık sistemi çökmüş, eğitimi felce uğramış bir Türkiye fotoğrafının olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin kendilerine ülkeyi yönetme sorumluluğunu verdiğinde, bunların hepsinin de üstesinden gelebileceklerine inanarak işe koyulduklarını söyledi.

Bu yola milletle birlikte çıktıklarını ve Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan reformların katbekat fazlasını 16 yıla sığdırdıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre içinde ekonominin şaha kalkıp refah arttığını; yollar, havalimanları, hastaneler, okullar, fabrikalar kurdukça milletin daha fazlasını istediğini, millet talep ettikçe de daha çok çalıştıklarını ifade etti.

Ancak bir şeyin hale yolunda gitmediğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye büyüyor, gelişiyor, demokratikleşiyor, zenginleşiyordu; ama birileri hâlâ memleketin dağlarında elinde silahla dolaşıyordu. Askerlerimiz, polislerimiz, vatandaşlarımız, öğretmenlerimiz, yol yapan, baraj yapan işçilerimiz, din adamlarımız, partimizin mensupları alçakça katlediliyordu” şeklinde konuştu.  

“DEVLET OLARAK TERÖRİSTLERİN KARŞISINA MİLLETLE BİRLİKTE ÇIKTIK”

Demokratik açılım, millî birlik ve kardeşlik projesi ve çözüm süreci adımlarına bu yüzden ihtiyaç duyduklarını, tüm yasakları kaldırıp Kürtçeyi hayatın her alanında serbest kılarak tarihî reformlara imza attıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin devamında şunları ekledi: “Biz bu kararlılıkla çalışmaya devam ettik ama meğerse karşımızdakilerin derdi başkaymış. Biz onlara, ‘silahlarınızı bırakın, gelin demokratik nizama katılın, mücadelenizi hukuk içinde verin’ dedik, onlarsa bunun karşılığında yeniden terör yöntemlerine sarıldılar. Çukur kazdılar, mayın döşediler, damlara ağır silahlar yerleştirdiler, mahalleleri işgale teşebbüs ettiler, roketler-el bombaları stokladılar. Gördük ki bunların derdi Kürt, Kürtçe, mağduriyet, mahrumiyet, birinci sınıf vatandaşlık filan değilmiş. Bunların tek derdinin, demokrasi, hak, özgürlük gibi kavramları kendilerine siper ederek, kafalarında ve gönüllerinde ideal olarak belirledikleri, dünyada ne kadar eli kanlı katil varsa onların baskıcı yönetim sistemiyle halkımızı esir etmek olduğunu anladık. Bunlar, ülkemizin asli parçası olmak yerine, Türkiye’ye düşman, bizi kendi hesaplarının önünde engel gören emperyalistlerin oyunlarında piyonluk yapmayı seçtiler. Hepimizin geleceği, mutluluğu, refahı yerine, birtakım istihbarat örgütlerinin maşası olmayı tercih ettiler.”

İnsanların oy vererek kendilerine temsilci seçip Meclis’e gönderdiği milletvekillerinin, asli görevlerini unutup, terör örgütünün sözcülüğüne ve kuryeliğine soyunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin;  şehirleri harabeye çevirip sonra da özgürlükten bahsedenlerin ikiyüzlülüğünü çözdüğünü, devlet olarak teröristlerin karşısına milletle birlikte çıktıklarını ifade etti.

“MUTLAKA SANDIĞA GİDİP İRADENİZİ YANSITIN”

Silahın patladığı yerde sözün biteceğinin, namlusu Türkiye’ye yönelmiş son terörist etkisiz hâle gelene kadar mücadelenin devam edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  şöyle konuştu: “Bizim önümüzde uzun bir demokrasi ve kalkınma yolculuğu var. Biz bazıları gibi ne petrol kuyularına, ne de gaz rezervlerine sahibiz. Ama biz onlardan daha zengin ve daha özgürüz. Çünkü biz, demokrasi gibi, serbest seçimler gibi, millî iradenin üstünlüğü gibi, dünyanın en güçlü silahlarından birine sahibiz. Ne zaman dara düşsek, ne zaman çıkmaza girsek, çok partili hayatımızın bize bir hediyesi olan serbest seçimleri devreye sokuyor, milletimizin her şeyi yeni baştan düzenlemesi yoluna gidiyoruz. Bu yüzden milletimize müteşekkiriz. Bu yüzden milletimize minnettarız. İnşallah ben bu sefer de öyle olacağına inanıyorum.”

Güçlü Meclis’i ve güçlü hükûmetiyle, güçlü Türkiye’yi yine milletle birlikte inşa edeceklerini ve ülkeyi aydınlık yarınlara yine milletle beraber taşıyacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli bir seçimin arifesinde olunduğuna değindi. “Oy namustur. Oy vererek, sadece ülkeye cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmiyorsunuz, aynı zamanda geleceğinizin kararını veriyorsunuz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için namusunuz olan oyunuza sahip çıkın, mutlaka sandığa gidip iradenizi yansıtın. Allah göstermesin, bir aksilik olursa, o ahların, vahların, keşkelerin hiç kimseye faydası olmaz” tavsiyesinde bulundu.

“MİLLETİMİZİN BİZE VERDİĞİ TÜM YETKİ VE İMKÂNLARI TÜRKİYE’NİN TAMAMI İÇİN KULLANDIK”

Millete karşı hiçbir zaman çift dilli olmadıklarının altını çizerek, “Bu kardeşiniz İstanbul’da ne konuştuysa Erzurum’da aynı şeyi konuşmuştur. Trabzon’da başka Adıyaman’da başka, İzmir’de başka Diyarbakır’da başka konuşmadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, inanmadıkları hiçbir şeyi,  şirin gözükmek için meydanlarda avaz avaz bağırmadıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: “Ne aslımızı inkâr ettik ne kendimizi olmadığımız bir şey gibi göstermeye çalıştık. Milletimizle hep yüz yüze, kalp kalbe, ruberu iletişim kurduk. Bu sebeple, milletimiz bizi çok iyi tanır. Biz de milletimizin ne düşündüğünü, ne hissettiğini, ne istediğini, neye özlem duyduğunu çok iyi biliyoruz. Bu sayede 16 yıldır sürekli artan bir destekle ülkenin yönetiminde kalmayı başardık. Biz milletimizin bize verdiği tüm yetkileri ve imkânları Türkiye’nin tamamı için kullandık. Demokraside ve ekonomide yaptığımız tüm reformları işte bu anlayışla hayata geçirdik. Ülkemizin yaşadığı bu büyük dönüşümün en büyük faydası nereye olmuştur? Elbette bir dönem ihmal edilmiş geri kalmış yerlere olmuştur. Ülkemizde Karadeniz’den İç Anadolu’da kadar her yerde geri kalmış, ihmal edilmiş yerler vardı. Ana hiç şüphesiz en geri kalmış, en fazla ihmal edilmiş bölgelerimiz Doğu ve Güneydoğu Anadolu’muzdaydı. Bunun için o bölgelerimize daha fazla yatırım yaptık.”

Geçen 16 yılda Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri için toplam 336 milyar liralık kaynak kullanarak her alanda bu iki bölgeyi kalkındırdıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün artık, eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, alt yapıdan sosyal yardımlara kadar hiçbir alanda bölgeler arasında çok ciddi farkların kalmadığını dile getirdi.

Önümüzdeki dönemde, Türkiye’nin tamamıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerini daha çok kalkındırıp daha çok zenginleştireceklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadelelerinde kendilerine destek olunmasını istedi.   

www.tccb.gov.tr

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV

    kayseri escort bursa bayan kayseri escort bayan istanbul escort sakarya escort eskişehir escort canlı bahis siteleri kaçak bahis siteleri canlı bahis siteleri online bahis siteleri chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip live stream pro7 sat 1 hacklink  bursa escort bayan beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort bayan marmaris escort bayan kayseri escort bayan samsun escort mersin escort bursa escort kocaeli escort atasehir escort bayan